Nasıl oluşur bu insan sevmeme olgusu? Bir kere bazı okuyucuların -eğer okuyan olursa tabii- bu ne saçmalıyor, ergen midir nedir gibi yorumlarda bulunduğunu tahmin edebiliyorum. Ama benim bahsettiğim şey hormonlara bağlı gelişen anlık haller veya duygular değil. İnsan sevmeme olgusu, bir insanın doğuştan itibaren yaşadıklarına bağlı olarak bir çok insanın bilinçaltı diye bildiği, benim ise nöronlar arası bağlantılar olarak düşündüğüm oluşumun kendi isteğimiz dışında geliştirdiği bir tepki.
Şöyle düşünelim, bir bebek doğduğunda nöronları arasındaki bağlantılar çok azdır. Bebeklik döneminde ortalama her saniye nöronları arasında 700 yeni bağlantı kurulur. Bu bağlantılar büyük oranda bebeğin çevresiyle olan iletişimine bağlıdır. Yani anlayacağınız, bizim bağlantılar genetik faktörlerin yanı sıra, büyük oranda küçüklüğümüzde vakit geçirdiğimiz insanlara; yani ailemize bağlı. Yaptığım gözlemlerde fark ettim ki sevgiyle, el bebek gül bebek şeklinde dediğimiz muameleyle büyütülen çocuklar, ki bunlar genelde ailelerin ilk çocukları oluyor, daha güleç ve mutlu oluyor. Öbür yandan anne tarafından sert tepki gören çocuklar da aynı huysuz tepkiyle karşılık veriyor. Bunu hepimiz biliyoruzdur zaten, peki benim bahsettiğim meseleyle alakası ne?
Hani derler ya dünya üzerindeki psikopatların hep geçmişinde sorunlu bir aile hikayesi vardır diye. İşte ben asosyallerin bir çoğunluğunun da bu sebeple asosyal olduğunu düşünüyorum. Bebekliğimizden beri yaşadığımız her olumsuz olay beynimizde bazı bağlantıların yanlış kurulmasına veya kurulmamasına -hangisi olduğunu bilimsel olarak doğrulamadım- sebep oldu. Peki her ailesiyle ilgili tramvalar yaşamış insan asosyal olur mu? sorusunda ikinci teorim veya bilimsel gerçeklik devreye giriyor. Ailesel sorunlar dışında bir diğer etken ise genetik temeller. Genetik sebepler üzerine küçüklüğümüzde yaşamış olduğumuz tramvaların tuz biber olması olay yani.
İnsan sevmeme olgusunu umuyorum ki doğru bir şekilde açıklayabilmişimdir. Şimdi gelelim bununla nasıl baş edeceğimize. İşin gerçeği ben bununla nasıl baş edeceğimi öğrenmedim, henüz öğrenmeye de hazır değilim. Hayatımda beni buna iten bir sebep yok. Ama oldum olası bununla savaşmaya çalıştım. Dönüp dolaşıp geldiğim nokta ise hep aynıydı. Bu seneye kadar asla 'insanları sevmiyorum ben' diye bir tespitte bulunmamıştım. Hep kendimi zorladım, sosyal olmaya çalıştım. Ama artık fark ettim ki bunu yapmak kendi beynime savaş açmak gibi. Kendimi zorlamaktansa önce olduğum gibi kabullenmeye karar verdim. Kim bilir belki bir şeyler değişir, bir gün beynim insanları itmektense onları sevmeye odaklanır. O zaman nasıl olduğunu anlatırım.
Unutmayın ki asosyallik bir anormali değildir. Değişmek zorunda değilsiniz. Eğer değişmeye karar verdiyseniz önce kendinizi olduğunuz gibi kabul edin.

Blogunuz hayirli olsun. Gfc izleme gadgeti eklerseniz takipçileriniz sizi izlemeye alabilir. Nasil yapilacagini bilmiyorsaniz yardimci olabilirim.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Google +'a bağladım şimdi blogumu. Dediğiniz şey farklıysa yardımcı olabilir misiniz lütfen? Şimdiden teşekkürler.
SilSanırım başardım, teşekkürler :)
Sil